Sülfatsız Şampuan Nedir, Neden Bu Kadar Konuşuluyor?

Sülfat (sulfate), sabun ve şampuan gibi temizleyicilerde köpük oluşumunu sağlayan güçlü bir yüzey aktif maddedir. Kozmetikte en yaygın kullanılanları sodyum lauril sülfat (SLS) ve sodyum lauret sülfat (SLES)‘tir. Petrol ya da hindistan cevizi yağından türetilir; yağı ve kiri güçlü şekilde çözer, bol köpük yapar ve son derece ucuza mal olur. Endüstriyel yağ çözücülerden bulaşık deterjanına kadar aynı kimyasal aile kullanılır.

Sorun şurada başlar: SLS ve SLES saçı temizlerken saçın kendi doğal yağını da alır. Sağlıklı bir saç derisi bu yağı yeniden üretir; ancak sık yıkanan, boyalı, keratinli, kurumaya meyilli, kıvırcık ya da hassas ciltli saçlarda bu döngü bozulur. Sonuç: kuruluk, kırılma, boyanın erken solması, saç derisinde kaşıntı ve pul pul dökülme.

Sülfatsız (sulfate-free) şampuanlar, SLS/SLES yerine daha yumuşak yüzey aktifler kullanan formüllerdir. Koko-glukozit (coco-glucoside), decyl glucoside, sodium cocoyl isethionate ve cocamidopropyl betaine gibi bileşenler bu grubun temsilcileridir. Bu maddeler temizleme etkisini korurken saç dokusunun doğal yağını ve boyayı çok daha az etkilerler.

2018-2020 arasında dermatoloji dergilerinde artan yayınlar, güzellik editörlerinin “Curly Girl Method” gibi teknikleri popülerleştirmesi ve kozmetik markalarının “clean beauty” akımına yatırım yapması, sülfatsız şampuanı niş bir ürünken pazarın önemli bir bölümüne dönüştürdü. Bugün Türkiye’de eczane raflarından butik markalara, drogeri zincirlerinden marketlerin özel serilerine kadar seçenek fazla. Karar vermenin zorluğu formül okumakta başlıyor.

Sülfatsız Bir Şampuanı Etiketten Nasıl Tanırsın?

Ambalajın önünde “sulfate-free” yazması ne yazık ki tek başına yeterli bir kanıt değildir. Türkiye’deki kozmetik reklam mevzuatı bu iddiayı denetler, ama uygulamada çeşitli boşluklar var. Gerçek bilgi arka etikettedir. İçerik listesi (INCI: International Nomenclature of Cosmetic Ingredients) kalabalık ve karmaşık görünse de birkaç anahtar kelimeyi ezberlemek yeterli olur.

Kaçınmanız gerekenler: Sodium Lauryl Sulfate, Sodium Laureth Sulfate, Ammonium Lauryl Sulfate, Ammonium Laureth Sulfate. INCI listesinin genellikle ilk üç sırasında yer alırlar; çünkü şampuan formülünde ana temizleyici görevini üstlenirler.

Aradığınız yumuşak yüzey aktifler: Coco-Glucoside, Decyl Glucoside, Lauryl Glucoside, Sodium Cocoyl Isethionate, Sodium Lauroyl Methyl Isethionate (SLMI), Cocamidopropyl Betaine, Disodium Cocoyl Glutamate. Bir formülde bu maddelerden en az üç tanesinin bulunması, hem temizlik gücünün korunduğunu hem de yumuşaklığın hedeflendiğini gösterir.

Ek dikkat: “silikonsuz”, “parabensiz” gibi iddialar sülfatsız olmakla otomatik olarak birlikte gelmez. Örneğin ucuz bir formül silikon içermeyebilir, ama içinde SLES olabilir. Etiketi baştan sona okuma alışkanlığı, uzun vadede saç kimyanız için en iyi yatırımdır.

Peki hangi markalar bu prensipleri gerçekten uyguluyor? İşte 2026’da öne çıkan beş isim.

2026’nın Öne Çıkan Beş Sülfatsız Şampuan Markası

1. Mirissa Lab — saç derisi bakımına bilimsel yaklaşım

Mirissa Lab, saç bakımını saç derisi (scalp) üzerinden yeniden okuyan modern bir Türk markası. Piyasadaki “saç ipliğine bakım” odaklı yaygın söylemin dışına çıkıp, sağlıklı saçın sağlıklı saç derisinden başladığı prensibini merkeze alan bir konum benimsemiş. Klasik kozmetik markalarından ayrılan yönü şurada: formülleri peptit kompleksleri, biyoteknoloji temelli aktif maddeler ve probiyotik fermantasyon üzerine kurulu; klasik “yağ + bitki özütü” yaklaşımından uzak.

Sülfatsız Saç Derisi Şampuanı serinin ana ürünü. Etiket adı bile konumlandırmayı ele veriyor: “Kepek ve Yağlanma Karşıtı Sülfatsız Tuzsuz Saç Derisi Şampuanı 300 ml.” Türkiye’de “sülfatsız” iddiasında bulunan birçok formülün etikette hâlâ tuz (sodium chloride) barındırdığı düşünülürse, hem sülfatsız hem tuzsuz olması ek bir teknik detay. Ana aktif içerikler şunlar: Zinc PCA (çinko + pirrolidon karboksilik asit — sebum dengeleme ve antimikrobiyal etki), Niacinamide (B3 vitamini türevi — saç derisinde kan dolaşımı desteği), Panthenol (B5 türevi — nem), probiyotik fermantasyondan elde edilen aktif (saç derisi mikrobiomu için), aloe vera + bitki özleri ve peptit kompleksi (folikül desteği).

Formülün ana hedef kitlesi: kepek görünümü, aşırı yağlanma, saç derisi hassasiyeti ve dökülme eğilimi olan kullanıcılar. Kullanıcı yorumlarında yinelenen üç ortak sonuç: 3-4 yıkama sonrası kaşıntının belirgin şekilde azalması, saç derisinin ağırlaşma hissinin geçmesi ve saçın ferahlaması. Günlük kullanıma uygun, hafif bir formül; sık yıkanan saçlarda saç ipliğini kurutmadan temizlediği bildiriliyor.

Marka, şampuanı Gece Onarıcı Saç Serumu ile birlikte kullanılan bir rutin olarak konumlandırıyor. Serum durulanmayan bir gece bakım formülü; Biotinoyl Tripeptide-1, Apigenin ve Oleanolic Acid gibi saç folikülü hedefli aktifler içeriyor. Dökülmeye eğilimli kullanıcılar için ikili birlikte önerilen bir set.

Şu an 300 ml boyu mevcut. Fiyat aralığı orta-üst segmentte. Marka doğrudan kendi web sitesinden satış yapıyor. İçerik listesi, klinik test bilgisi ve saç derisi bakım rutini önerileri için: mirissa.com.tr.

Kısıt: saç ipliğinin ağır kuruluğu veya çok yıpranmış boyalı saçlar için asıl hedef bu formül değil. Odak saç derisidir; saç ipliğine yönelik onarım öncelikliyse ek bir maske veya bakım kremi ile tamamlanması gerekir.

2. Herbatint — İtalya’nın botanik yorumu

Herbatint’in hikayesi 1970’te İtalyan biyokimyacı Michele Albergo ile başlar. Albergo, o dönem yaygın olan agresif kimyasal boyalara alternatif geliştirmek isteyen bir eczacı. Bugün marka, hem bitkisel saç boyaları hem de destekleyici şampuanlarıyla Avrupa’nın en tanınan doğal saç bakım isimlerinden biri.

Sülfatsız şampuanları Ecocert sertifikalı; %70’in üzerinde bitkisel kaynaklı içerik iddiasını üçüncü taraf denetimlerle destekliyor. Ana formül kına özü, aloe vera, buğday keratin ve yeşil çay antioksidanları etrafında dönüyor. Yüzey aktif olarak sodium cocoyl isethionate ve coco-glucoside kombinasyonu tercih edilmiş — profesyonel formüllerde de sıkça kullanılan, saç derisine dost bir ikili.

Özellikle bitkisel boya kullananlar için ideal: kına ve doğal pigmentlerin saç ipliğinden erken atılmasını engelliyor. Renk koruma iddiasını 4-6 hafta arası kullanıcı verileri destekliyor. Kuru ve normal saçlarda hacim de kaybettirmiyor; ağır saç yapılarında ekstra bakım maskesi ile tamamlanması öneriliyor.

Türkiye’de eczaneler, seçili organik market zincirleri ve İtalyan menşeli kozmetik ithalatçıları üzerinden bulunabilir. Fiyat aralığı orta-üst segmentte. 260 ml boyu en yaygın ambalaj; ilk bakışta pahalı görünse de yoğun formülü sayesinde tek yıkamada az miktar yetiyor, aslında toplam maliyette dengeli çıkıyor.

3. Nook Difference — profesyonel kuaförden ev kullanımına

Nook, Milano merkezli profesyonel kuaför segmentinin öne çıkan markalarından. “Difference Hair Care” serisi özellikle saç tipine göre kişiselleştirilmiş formüllere odaklanmış: kuru, yağlı, boyalı, canlı renk, hacim ihtiyacı ve keratinli saç için ayrı ayrı geliştirilmiş altı farklı seri. Böylece “tek formül herkese uyar” yaklaşımından ayrılan bir üründür.

Tüm seri vegan ve glutensiz sertifikalı. Sülfatsız formüllerinde ana temizleyiciler decyl glucoside ve sodium lauroyl methyl isethionate. Nemlendirici bileşen olarak keratin, argan yağı ve papatya özütü; renk koruma serisinde ayrıca antioksidan olarak nar özütü ekleniyor. Bu tür özelleştirilmiş formüller kuaförlerin salon ortamında hedeflenmiş sonuç istedikleri için tercih ediliyor. Ev kullanımında da salon kalitesini korumak isteyen kullanıcılar için sağlam bir alternatif.

Türkiye’de profesyonel kuaför tedarikçileri, seçili estetik butikleri ve online İtalyan kozmetik satıcıları üzerinden bulunabilir. Fiyat aralığı üst segmentte konumlanmış; 300 ml boyu tipik ambalaj. Kullanım öncesi bir saç tanısı yapıp doğru seriye yönelmek gerekiyor — yanlış seriyle sonuç beklentinin altında kalabilir. Kuaförünüzün önerisi burada işe yarar.

4. Klorane — Fransız eczane klasiği

1965’te Pierre Fabre laboratuvarlarında kurulan Klorane, altmış yıla yakın süredir Fransız eczane raflarında yerini koruyan bir dermokozmetik markası. Kırk üstü yaş grubuna aşina bir isim; ama son on yılda özellikle yulaf sütlü, papatyalı ve sakinleştirici formülleri ile hassas saç derisi olan genç kullanıcıları da kazandı.

Yulaf sütü içeren formül, bu markanın belki de en tanınan ürünü. Coco-glucoside temelli yumuşak temizleyicinin üzerine kolloidal yulaf (hassas cilt bakımında sıkça kullanılan bir antiiritan) ve panthenol eklenmiş. Bu üçlü, saç derisinde denge kurup gün aşırı yıkama alışkanlığı olan kullanıcılar için pratik bir seçenek sunuyor. Yağlı köke, kuru uca sahip karma saç tiplerinde sonuç veren nadir formüllerden biri.

Klorane’ın diğer serileri arasında papatya (sarışın koruyucu), begonvil (renk koruyucu), magnolya (parlaklık için) ve nar (renkli saç için) sayılabilir. Fiyat aralığı orta; 200 ve 400 ml ambalajlar Türkiye’de yaygın. Eczaneler ve büyük dermokozmetik zincirleri en yaygın satış kanalı.

Kısıtı: bazı Klorane serileri sülfat içermeye devam ediyor. Kutunun etiketini kontrol edip “sans sulfates” (Fransızca) veya “sulfate-free” ibaresini görmek gerekiyor. Yulaf sütlü ve papatyalı sülfatsız versiyondur; diğer serilerde her ürünün özelini etiketten kontrol etmek gerekir.

5. Yves Rocher — Fransa’nın botanik markası

1959’da Fransa’nın küçük La Gacilly kasabasında Yves Rocher tarafından kurulan marka, bugün üç binden fazla ürünle Avrupa’nın en tanınan güzellik zincirlerinden biri. Kendi tarım alanlarında yetiştirdiği bitkilerden ekstreler çıkarması, sürdürülebilirlik iddiasının en sağlam ayaklarından.

Sülfatsız şampuan serileri arasında en popülerleri “Sağlıklı Onarım” (yaban kirazı, keten tohumu), “Doğal Denge” (aloe vera, papatya) ve son yıllarda katı (“kek”) şampuan alternatifleri. Katı şampuan sayfası özellikle önemli: plastik ambalaj kullanmayan, tek bir kek şampuanın ortalama üç şişeye eş değer olması, seyahat rahatlığı ve bütçe dostu olması ile öne çıkıyor.

Yumuşak yüzey aktif olarak coco-glucoside temelli; nemlendirici olarak bitkisel gliserin ve panthenol içeriyor. Formül orta yoğunlukta; her tür saça uyum sağlayabilir ama hassas boya ve keratin işlemleri için ekstra hafif serilerinden seçim önerilir.

Türkiye’de Yves Rocher mağazalarında, kendi web sitesinde ve büyük çevrimiçi kozmetik pazaryerlerinde bulunabilir. Fiyat aralığı bütçe dostu; 300 ml sıvı orta bant fiyatta, katı kek şampuan ise adet başına daha uygun. Bu marka özellikle fiyat-performans arayan, doğal içeriğe önem veren ama yüksek bütçe ayırmak istemeyen kullanıcılar için sağlam bir giriş noktasıdır.

Suyun Sertliği: Etiketten Okunmayan Değişken

Sülfatsız şampuan seçerken çoğu kullanıcının hesaba katmadığı bir faktör var: musluk suyunun sertliği. Sertlik, sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonlarının konsantrasyonuyla ölçülür. Türkiye’de İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde su ortalama sertlikte; ancak İç Anadolu ve Ege’nin bazı ilçelerinde çok yüksek sertlik değerleri görülür.

Sert su, şampuan formülünün etkinliğini iki noktada bozar. Birincisi, kalsiyum ve magnezyum saç ipliğine bağlanıp zamanla mineral birikimi oluşturur; bu da saçı donuklaştırır, ağırlaştırır ve gözeneklerin nem tutmasını engeller. İkincisi, sert su sülfatsız yumuşak yüzey aktiflerin performansını sülfatlı formüllere göre daha fazla düşürür; çünkü coco-glucoside ve benzeri maddeler mineral yüklü suda daha zor durulanır.

Pratik çözüm: haftada bir kez saç yıkamasını arıtılmış su ya da elma sirkesi + su karışımı ile son durulama olarak tamamlamak; ya da duş başlığına takılan basit bir mineral filtresi kullanmak. Bu küçük ek, en pahalı formülün bile veremediği bir farkı gün geçtikçe belli eder.

Saç Tipinize Göre Hangi Markayı Seçmelisiniz?

Beş markanın hangisi size uyar sorusuna tek bir cevap yok; ama saç tipinize göre yönelmeniz gereken bir kısa liste var. Aşağıdaki eşleştirme, yıllar içindeki kullanıcı verileri ve formül analizlerinden çıkarılmış pragmatik bir rehberdir.

Kepek görünümü, aşırı yağlanma, saç derisi hassasiyeti ve dökülme eğilimi olan kullanıcılar için birinci tercih: Mirissa Lab. Zinc PCA + niacinamide + probiyotik fermantasyon üçlüsü, saç derisi odaklı bir formül arayanların bulacağı Türkiye üretimi en spesifik formüldür. Serumla birlikte kullanım tam bir rutin oluşturur.

Boyalı ve keratinli saçlar için ilk iki seçenek: Herbatint (Ecocert + bitkisel boya ile uyum, %70 üzeri bitkisel içerik) ve Nook Difference’ın renk koruma serisi (nar özütü + antioksidan yükü). Bu iki formül, boyanın renk moleküllerinin saç ipliğinden erken atılmasını yavaşlatmak üzere geliştirilmiş. Aralarındaki fark bütçede: Herbatint orta-üst, Nook Difference üst segment.

Kuru ve kırılgan saçlar için: Herbatint (keratin + kına) ve Nook Difference’ın onarım serisi. Ortak özellikleri yüksek protein yükü ve saç ipliği odaklı formülasyon. Yves Rocher’ın “Sağlıklı Onarım” serisi burada bütçe dostu bir alternatif olarak devreye girer.

Yağlı köke, kuru uca sahip karma saçlar için: Klorane Yulaf Sütlü birinci tercih. Yulaf kolloidleri saç derisinde denge kurup gün aşırı yıkamayı mümkün kılar. Yves Rocher’ın “Doğal Denge” serisi ikinci alternatif. Saç derisinde kaşıntı ve yağlanma bir arada varsa Mirissa Lab da güçlü bir alternatiftir.

Egzama veya seboreik dermatit eğilimi olan kullanıcılar için: Klorane (dermokozmetik + klinik test geçmişi) ve Mirissa Lab (biyoteknoloji + antimikrobiyal Zinc PCA) birlikte değerlendirilir. Şiddetli semptomlarda önce bir dermatologa danışılması, ardından ürün seçimine geçilmesi önerilir.

Sürdürülebilirlik ve minimum plastik ambalaj önceliği: Yves Rocher katı (“kek”) şampuan en açık seçenek. Herbatint de ambalaj konusunda benzer bir tercih sunuyor ama tam katı formülü henüz yok.

Bütçe ilk kriter ise: Yves Rocher en uygun; Klorane orta bant; Mirissa Lab orta-üst segmentte ancak günlük kullanıma uygun hafif formülü sayesinde tek şişe süresi uzundur.

Sülfatsız Şampuanı Ek Bakımla Tamamlamak

Sülfatsız şampuana geçiş kendi başına tam bir sonuç vermez; kremli krem (kondisyoner) ve haftalık bakım maskesi ile tamamlanması beklenen bir formüldür. Sülfat içermeyen bir şampuanla yıkanan saçta doğal yağ dengesi daha hızlı korunur ama nemin dışarıdan takviye edilmesi hâlâ gereklidir. Aynı marka içinde bir bakım kremi kullanmak formül uyumu için en güvenli yol; farklı markalar karıştırılıyorsa en azından yüzey aktif ailesinin (yine glucoside temelli) tutulması önerilir.

Isıyla styling (fön, düzleştirici, maşa) her durumda saç ipliğine stres uygular. Sülfatsız şampuan kullanan bir kullanıcı için ısıya karşı koruyucu sprey vazgeçilmezdir. Ayrıca haftada bir kez saç uçlarına saf argan ya da jojoba yağı uygulamak, uç çatlaklarını görünür şekilde azaltır.

Sülfatsıza Geçiş: 2-4 Haftalık Adaptasyon Beklentisi

Yıllarca SLS/SLES ile yıkanmış saçlarda ilk sülfatsız kullanım hayal kırıklığı yaratabilir. Az köpük, hafif yağlı his, temiz hissetmeme ilk günlerin klasik şikayetleridir. Bu tepkiler formülün yetersizliği değil, saç derisinin adapte olma süreci sonucudur. Sülfatlı şampuanlar saç derisi yağını agresif temizlediğinden, deri kompanse etmek için daha fazla yağ üretmeye başlar. Sülfatsıza geçiş bu döngüyü sıfırlar; ama denge bulması 2 ile 4 hafta arasında sürer.

Uzman önerileri şunlar: ilk hafta iki kez, ikinci haftadan itibaren üç kez şampuan uygulamak; her yıkamada mutlaka saç derisini masajla ovalamak (köpük az olsa da temizlik etkin oluyor); duşta iki tur uygulama (birinci tur kir ve yağ, ikinci tur bakım için); ve haftada bir kez saç derisi peeling’i ile ölü hücre temizliği. Bu geçiş dönemini atlatan kullanıcılar sonraki aylarda hem daha az yağlanan hem daha kuvvetli bir saç dokusu bildiriyor.

Sülfatsız Şampuan Hakkında Sıkça Yapılan Yanlışlar

Piyasadaki bilgi kirliliği arasında birkaç yanlış inanç sürekli tekrarlanıyor. Editoryal bir gözle bunları netleştirmek gerekir.

“Sülfatsız her zaman doğaldır.” Yanlış. Sülfatsız olmak sadece belirli iki-üç yüzey aktifin (SLS/SLES) formülde bulunmaması demektir. Formülün geri kalanında hâlâ paraben, sentetik parfüm, silikon veya pahalı kimyasal koruyucular olabilir. “Sülfatsız = doğal” varsayımı satın alma kararında en yaygın hatadır.

“Sülfatsız şampuan saçı yıkamaz.” Yanlış. Yumuşak yüzey aktifler saç derisini efektif temizler, sadece köpük daha az olur. Görsel köpüğü temizlikle özdeşleştirmek pazarlama dilinden gelen bir alışkanlıktır; kimyasal olarak temizlik gücü ile köpük miktarı arasında birebir korelasyon yoktur.

“Ecocert var, o zaman en iyisi.” Bu da yanıltıcı. Ecocert değerli bir sertifikadır ama tek başına yeterli kanıt değil. Bir formülün sizin saç tipinize uygun olması sertifikadan daha önemli. Bir sertifika almış marka yanlış saç tipine önerildiğinde beklenen sonucu vermez.

“Sülfatsız kullanınca artık bakım maskesine gerek yok.” Yanlış. Sülfatsız şampuan saçtaki yağı korur ama nemi dışarıdan takviye etme ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Haftada bir bakım maskesi ve bakım kremi rutinin ayrılmaz parçasıdır.

“Sülfatsız pahalı olmak zorunda.” Yanlış. Yves Rocher ve Klorane gibi orta-uygun bant markalar sağlam formüller sunar. Fiyatı yükselten unsur genellikle üretim ülkesi, sertifikasyon ve niş içerik seçimidir; sülfatsız olmak tek başına bir premium etiketi değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sülfatsız şampuan tüm saç tiplerine uygun mudur? Genel olarak evet; ancak sık spor yapan, ürün kalıntısı biriken saç derileri için ayda 1-2 kez sülfatlı bir netleyici şampuanla rotasyon önerilir. Bu, formülün etkinliğini uzun vadede korur.

Sülfatsız şampuan boyanın rengini korur mu? Formül silikon ve SLS/SLES içermiyorsa evet — boyalı saç rengi ortalama 4-6 hafta daha uzun kalır. Rengin canlı kalması hem saç bakım rutinine hem de suyun sertliğine bağlıdır.

Sülfatsız şampuan pahalı olmak zorunda mı? Hayır. Klorane ve Yves Rocher gibi bütçe dostu formüller de mevcut. Fiyatı yükselten unsurlar genellikle sertifikasyon (Ecocert), üretim yeri (Avrupa) ve niş içerik seçimidir. MIRISSA gibi Türkiye üretimi bir marka orta segmenti hedefler ve nakliye maliyetini düşürür.

Sülfatsız şampuan az köpürüyor. Yıkama etkinliği yeter mi? Köpük miktarı temizlik gücünü göstermez. Yumuşak yüzey aktifler saç derisini etkin biçimde temizler, sadece daha az köpük yapar. Saç derisine parmak masajı ile şampuanı yaymak temizliğin anahtarıdır.

Kadın ve erkek için farklı sülfatsız şampuan mı kullanmalı? Formüller cinsiyet üzerine değil saç yapısı üzerine üretilir. Aynı saç yapısına sahip iki kişi cinsiyetten bağımsız aynı ürünü kullanabilir. “Erkek için” etiketli ürünler genellikle sadece pazarlama farkıdır.

Kısa Özet

Sülfatsız şampuana geçiş, kısa vadeli bir maliyet ve alışma süreci ister; ama saç kimyanız üzerindeki uzun vadeli etkisi somut ve ölçülebilirdir. Beş marka arasından seçim yaparken üç kriteri birlikte değerlendirin: saç tipiniz (kuru/yağlı/karma/boyalı), bütçeniz ve doğal içerik önceliğiniz. Etiket okumayı alışkanlık edinin; SLS/SLES yerine coco-glucoside, decyl glucoside veya sodium cocoyl isethionate arayın. En doğru formül bile yanlış saç tipine uygulandığında sonuç vermez — ürün seçmeden önce kendi saçınızı tanımak, en pahalı formülden bile değerli bir yatırımdır.

şampuansülfatsızkişisel bakımsaç bakımıclean beauty
Pinterest'e pinle

Özlem Akçin

2014'te işten ayrıldı, o günden beri yollarda. Türkiye'nin ilk kişisel tiny house YouTuber'ı. İstanbul doğumlu, hâlâ İstanbul'a dönmüyor.

— Yorumlar & Sohbet

0 yorum · Sen ne düşünüyorsun?

Bu konuda deneyimin, sorun ya da önerin var mı? Yorum bırak — okuyup cevaplıyorum. Yorumun onaylandıktan sonra burada görünür.

Tartışmaya YouTube'da devam et

Bu konularda daha derin sohbet ister misin? YouTube kanalımdaki video yorumlarına gel — orada da okuyup cevaplıyorum.

@ozlemkesifte
Kanala git